Kurumumuzda ÖZEL EĞİTİMDE ‘DİL VE KONUŞMA TERAPİSİNİN ÖNEMİ’ konusu işlendi.
“Dil ve Konuşma Terapisine İhtiyaç Duyulan Durumlar:
Otizm Spektrum Bozukluğu, Zihinsel Engele Bağlı Konuşma Bozuklukları, İşitme Yetersizliklerine Bağlı Konuşma Bozuklukları, Akıcılık Bozuklukları(kekemelik(stuttering), Hızlı Bozuk Konuşma(cluttering)), Motor Konuşma Bozuklukları( Apraksi, Dizartri), Özgül Öğrenme Güçlüğü( disleksi, disgrafi), Travmatik Beyin Hasarı Sonucu Oluşan Dil Bozuklukları(Afazi), Sesletim-Sesbilgisel Bozukluklar(Artikülasyon ve Fonolojik Bozuklukları), Ses Bozuklukları, Yutma Bozuklukları, Dudak-Damak Yarıklıkları ve Dil Bozuklukları gibi…
TERAPİYE ERKEN YAŞTA BAŞLAMAK ÇOK ÖNEMLİDİR! Çünkü beyindeki öğrenme merkezi erken dönemde daha hızlıdır ve beyindeki bağlantılar yeni yeni oluşmaktadır. Dolayısıyla erken yaşta terapiye başlayan çocuklar ile o bağlantılar daha kolay şekillendirilip yeni yollar oluşturulabilir, terapide daha hızlı ve kolay ilerlenebilir.
Dil ve Konuşma Terapisti Özellikle Fonoloji, Morfoloji, Semantik, Sentaks ve Pragmatik olmak üzere dilin beş bileşeniyle ilgilenir.
Kekemelikte Doğru Bilinen Kritik Yanlışlar:
Bireye konuşurken çeşitli yüz ifadeleriyle beraber ‘ Dur, Sakin Ol, Derin Nefes Al, Yavaş söyle) gibi sözler kesinlikle söylenmemeli.
Kekemelik başladığında mutlaka bir Dil Ve Konuşma Terapistine gösterilmeli, geçeceğini düşünüp beklenmemeli ya da herhangi bir ilaç kullanımı gibi yöntemlere başvurulmamalıdır. İlaç kullanımı faydadan çok zarar getirebilir.
KEKEMELİK PSİKOLOJİK DEĞİLDİR, GENLERDE AÇIĞA ÇIKMAYI BEKLER, GENETİKTİR!
Ses sağlığımızı korumak için;
Sigara, Alkol Kullanmamalı,
Çay, Kahve gibi kafein içeren içeceklerin tüketimini minimum düzeye indirmeli, gün içinde bol bol su tüketmeliyiz
