User579

User579

Cumartesi, 18 Mayıs 2019 06:15

MESLEK TANITIM SEMİNERİNDEN KARELER

 

Kurumumuzun fizyoterapist Çisem TAŞKIN dil konuşma terapisti Çiğdem ÖZDEK odyolog Hakan Oğuz SEYYAR alanında uzman öğretmenlerimiz Pakize Narin Teknik ve Anadolu Lisesindeki öğrencilerimiz ile meslek tanıtımı ile ilgili bilgilendirilme yapılmıştır.

Pazartesi, 07 Ocak 2019 14:15

MEDYADA BİZ

Aygüneş Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi Engel Tanımıyor

 
 
 Çerkezköy Aygüneş Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi, Eğitim ve Rehabilitasyon, Dil ve konuşma terapisi, Atipik otizm, Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozuklukları gibi bir çok alanda uzman eğitimci kadrosuyla eğitim vermeye devam ediyor.

Tüm engel gruplarına eğitim veren bir kurum olarak eğitim alanında yapmış oldukları yeniliklerle ön planda olmaya devam ettiklerini belirten Kurum Müdürü Savaş Kapçak, “Kurumumuzda, özel eğitim alan öğretmenleri, çocuk gelişimi ve eğitimi uzmanları, okul öncesi öğretmenleri, zihinsel engelliler öğretmenleri, sınıf öğretmenleri, fizyoterpist, rehber ve psikolojik danışman, odyolog ve de en son kadromuza dahil olan dil ve konuşma bozuklukları uzmanımız çalışmaktadır. Kurulması üzerinden kısa bir süre geçmesine rağmen yoğun ilgi ile karşılaştık. Özel eğitim alanında, özellikle; Çerkezköy, Saray ve Kapaklı bölgesinde ihtiyaç duyulan dil ve konuşma terapistinin olmaması bizi harekete geçirdi. Terapistlerle olan görüşmelerimiz sonucunda dil ve konuşma bozuklukları uzmanımızın da aramıza katılması ile tüm engel gruplarına eğitim veren bir kurum olarak eğitim alanında yapmış olduğumuz yeniliklerle ön planda olmaya devam etmekteyiz” dedi.

“ERKEN TANI VE MÜDAHALE ÖNEMLİ”
Dil ve Konuşma Terapisi hakkında bilgiler veren Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Çiğdem Özdek, “Anne babanın çalışması, çocuğun bakıcıyla büyümesi ya da teknolojik gelişmelerin uzantısı olarak tablet, telefon ve televizyonla geçirilen uzun zamanlar, çevresel ve sözel uyaranların olmaması, normal gelişim gösteren çocuklarda bile dil ve konuşma becerilerinde geriliğe yol açmaktadır. Erkek çocuk geç konuşur, amcası – babası da geç konuşmuştu, bekleyip görelim yaklaşımları da maalesef müdahalede gecikmeye yol açmaktadır.
Yaklaşık 157 bin nüfuslu Çerkezköy de bugüne kadar Dil ve Konuşma Bozuklukları uzmanı olmadığı için pek çok aile ve birey bu alanda ki sorunlarla baş başa kalmıştır. Çevre illerde bulunan merkezlere ulaşmak ise maddi, manevi pek çok zorluğu da beraberinde getirdiği için gidilememiş ya da devamlılığı sağlanamamış. Oysa ki erken tanı ve müdahale tüm sağlık alanlarında olduğu gibi Dil ve Konuşma Bozukluklarında da çok önemlidir. Erken müdahale ile var olan bozuklukların sonuçları olarak, karşımıza çıkan psikolojik durum, sosyal yaşam ve akademik başarının olumsuz etkilenmesi engellenmektedir.

“TERAPİ ALMANIN YAŞ SINIRI YOKTUR”
Dil ve konuşma terapisi almanın bir yaş sınırı yoktur. Doğumdan itibaren (hatta hamilelik döneminde örn: yarık dudak damaklı bebeklerin ebebeynlerine doğum öncesi danışmanlık ) her yaş grubuna müdahale, destek ve danışmanlık terapistlerce sağlanmaktadır. Örneğin; yarık damak dudağı olan çocuklar, doğumdan itibaren çeşitli beslenme sorunları yaşayabilir. Beslenme sorunu ve bu sendroma bağlı olarak, çocukların dil gelişim basamaklarının, nasıl olması gerektiği ile ilgili ailelere destek danışmanlık yapılarak, ilerleyen zamanlarda da dil ve konuşmaya yönelik terapiler verilmektedir.
Kekemelik; sözel ifade de seslerin veya kelimelerin tekrarı, uzatılması, duraklamaların olmasıyla karakterize olan akıcılık bozukluğudur. Detaylı değerlendirme sonrası terapilere başlanarak bireylerin konuşmalarını kontrol altına almaları ve takılmalarını minimum düzeye indirmeleri sağlanmaktadır.

“BOZUKLUKLAR TAMAMEN ORTADAN KALKMAKTADIR”
Çocuk ya da yetişkinin konuşma seslerinden birini ya da birkaçını söyleyememesi (/r/sesi gibi) ‘’Artikülasyon Bozukluğu‘’ olarak adlandırılmaktadır. ‘’ Fonolojik bozukluk ‘’ ise seslerin edinimi sürecinde, dil kurallarına ait bilgiyi edinememe durumudur ( örn: ‘’kapı’’ yerine ‘’ tapı ‘’ söylenmesi ). Yani; fonolojik bozukluğu olan çocuklarda çeşitli konuşma seslerinin yer değiştirilmesi, düşürülmesi, sözcük öbeklerinin karışması ya da hatalı kullanımı görülmektedir. Bu alanda yapılan terapi yöntemleri ile de bozuklular tamamen ortadan kaldırılmaktadır.

“ZAMAN KAYBETMEDEN UZMANA DANIŞILMALIDIR”
Gecikmiş konuşma; çocuğun yaşına uygun, kendisinden beklenen konuşmayı gerçekleştirememesidir. Eğer bir çocuk 2 yaşına geldiği halde hala tek bir sözcük bile söyleyemiyorsa, zaman kaybetmeden bir uzmana danışılmalıdır. Afazi ise önceden normal olan bir konuşmanın, beyinde meydana gelen, bazı hastalıklar ve hasarlar sonucunda, kaybolması ve konuşamama durumudur. Uygun terapi yöntemi ile bireylerin konuşma anlaşılırlıkları artırılarak etkili sözel iletişim kurmalarına yardımcı olunur.
Özellikle; çocuklarda konuşma problemi olduğundan şüphe duyuluyorsa, zaman kaybetmeden bir Dil ve Konuşma Bozuklukları uzmanına tarafından değerlendirmeye alınarak, uzmanın belirlediği sıklıkta terapiye başlanılmalıdır. Unutulmamalıdır ki; Dil ve Konuşma Bozuklukları bireylerin yaşamlarını önemli derecede etkilemesine karşın, erken teşhis ve doğru terapi yöntemleri ile bireyin yaşamındaki, olumsuz etkiler en aza indirgenebilir ya da tamamen ortadan kaldırılabilir” dedi.

Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Çiğdem Özdek kimdir?
Gazi Üniversitesi Odyoloji Ses ve Konuşma Bozuklukları Yüksek Lisans programını bitiren Çiğdem Özdek, uzun yıllar, Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisinde çalıştı. Gerek yüksek lisans döneminde, gerekse Kulak Burun Boğaz AD nda çalıştığı yıllarda; işitme cihazları, koklear implant, işitsel rehabilitasyon, kekemelik, gecikmiş konuşma, afazi, hızlı bozuk konuşma, artikülasyon bozukluğu, fonolojik bozukluk, özgül dil bozukluğu alanlarında çalışmalar gerçekleştirdi.
Yaklaşık üç aydır Çerkezköy Aygüneş Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinde çalışmalarına devam eden Özdek, Çerkezköye geldiği günden beri Dil ve Konuşma Bozukluklarından bir ya da birkaçına sahip olan, gerek çocuk gerekse yetişkin pek çok bireyi değerlendirmeye alıp terapilerine devam etmekte.

Çerkezköy’de Adliye yanı ve Çerkezköy Devlet Hastanesi karşısında hizmet veren Çerkezköy Aygüneş Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nde değerlendirmeler ücretsiz olup randevu alarak ulaşabilirsiniz.
İletişim: 0 542 326 3741
web: cerkezkoyaygunes.com.tr

Çarşamba, 26 Aralık 2018 12:19

BU HAFTAKİ HİZMET İÇİ SEMİNERİ

Öğretim yöntem ve tekniklerinin eğitim öğretim sürecinde önemli bir yeri vardır. Sürecin etkili ve verimli olması, yöntem ve tekniklerin yerinde ve amacına uygun kullanımıyla bağlantılıdır. Özel eğitimde, genel eğitimde kullanılan yöntemlerin yanında aşağıda verilen yöntemler de kullanılmaktadır:
✔ Doğrudan Öğretim Yöntemi
✔ Basamaklandırılmış Yöntem
✔ İleri Zincirleme Yöntemi
✔ Geri Zincirleme Yöntemi
 Tüm Beceri Yöntemi
 Ayrık Denemelerle Öğretim Yöntemi

✔ Yanlışsız Öğretim Yöntemleri:

Sabit Bekleme Süreli Öğretim
 Eş Zamanlı İpucuyla Öğretim
Artan Bekleme Süreli Öğretim
Davranış Öncesi İpucu ve Sınamayla Öğretim
 Davranış Öncesi İpucu ve Silikleştirmeyle Öğretim
 Aşamalı Yardımla Öğretim
İpucunun Giderek Arttırılmasıyla Öğretim 
 İpucunun Giderek Azaltılmasıyla Öğretim.

Bu hafta özel eğitimde kullanılan yöntemler Hakkında seminer veren özel eğitim öğretmenlerimiz Nihal TİKDAĞ ve Ceylan KIRMIZITAŞ hocamıza teşekkür ediyoruz.

 

Cumartesi, 17 Kasım 2018 08:52

Ba Sistemi ile öğretim semineri

Özel eğitime veya destek eğitime ihtiyaç duyan bireylere okuma yazma öğretilirken bireysel farklılıkların göz önünde bulundurulması gerekmektedir.Özel eğitim alanında okuma yazma ile 

 

Çarşamba, 14 Kasım 2018 13:49

KIZILAY HAFTASI

Kızılay hiçbir ayrım gözetmeksizin doğal yıkımlara,savaş yaralılarına,yardıma ihtiyacı olan herkese din,dil,ırk ayrımı yapmadan herkese yardım elini uzatır.Öğrencilerimize Kızılay ile ilgili slayt üzerinde konuştuktan sonra öğrencilerimiz ile birlikte Kızılay taçlarımızı yaptık.

Özel Çerkezköy Aygüneş Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi kurucu müdürümüz Savaş KAPÇAK ile Özel Optimed Hastanesi başhekimi Op.Dr.Recep ÇALIŞKAN'i ziyaret ettik . Kendisiyle ve Uzman.Psk.Asli Çağla DÖNER ile "Eğitsel Tanı ve değerlendirmeleri" kapsamında sohbet ettik .Katkılarından dolayı kurumsal iletişim Nagihan AKTAŞ ve Metin DEMiRTAŞ'a teşekkür ederiz .

Kurumumuzda ÖZEL EĞİTİMDE ‘DİL VE KONUŞMA TERAPİSİNİN ÖNEMİ’ konusu işlendi.
“Dil ve Konuşma Terapisine İhtiyaç Duyulan Durumlar:
Otizm Spektrum Bozukluğu, Zihinsel Engele Bağlı Konuşma Bozuklukları, İşitme Yetersizliklerine Bağlı Konuşma Bozuklukları, Akıcılık Bozuklukları(kekemelik(stuttering), Hızlı Bozuk Konuşma(cluttering)), Motor Konuşma Bozuklukları( Apraksi, Dizartri), Özgül Öğrenme Güçlüğü( disleksi, disgrafi), Travmatik Beyin Hasarı Sonucu Oluşan Dil Bozuklukları(Afazi), Sesletim-Sesbilgisel Bozukluklar(Artikülasyon ve Fonolojik Bozuklukları), Ses Bozuklukları, Yutma Bozuklukları, Dudak-Damak Yarıklıkları ve Dil Bozuklukları gibi…
TERAPİYE ERKEN YAŞTA BAŞLAMAK ÇOK ÖNEMLİDİR! Çünkü beyindeki öğrenme merkezi erken dönemde daha hızlıdır ve beyindeki bağlantılar yeni yeni oluşmaktadır. Dolayısıyla erken yaşta terapiye başlayan çocuklar ile o bağlantılar daha kolay şekillendirilip yeni yollar oluşturulabilir, terapide daha hızlı ve kolay ilerlenebilir.
Dil ve Konuşma Terapisti Özellikle Fonoloji, Morfoloji, Semantik, Sentaks ve Pragmatik olmak üzere dilin beş bileşeniyle ilgilenir.
Kekemelikte Doğru Bilinen Kritik Yanlışlar:
Bireye konuşurken çeşitli yüz ifadeleriyle beraber ‘ Dur, Sakin Ol, Derin Nefes Al, Yavaş söyle) gibi sözler kesinlikle söylenmemeli.
Kekemelik başladığında mutlaka bir Dil Ve Konuşma Terapistine gösterilmeli, geçeceğini düşünüp beklenmemeli ya da herhangi bir ilaç kullanımı gibi yöntemlere başvurulmamalıdır. İlaç kullanımı faydadan çok zarar getirebilir. 
KEKEMELİK PSİKOLOJİK DEĞİLDİR, GENLERDE AÇIĞA ÇIKMAYI BEKLER, GENETİKTİR!
Ses sağlığımızı korumak için;
Sigara, Alkol Kullanmamalı,
Çay, Kahve gibi kafein içeren içeceklerin tüketimini minimum düzeye indirmeli, gün içinde bol bol su tüketmeliyiz

Otizm nedir?

Otizm, bireyin dış dünyadaki uyaranları algılamasını, aldığı bilgileri düzenleyip kullanılmasını etkileyen, yaşam boyu süren gelişimsel bozukluktur. Kaynağı psikolojik değil, nörolojiktir, diğer bir deyişle beynin işlev bozukluklarına bağlıdır. Otizmin beynin ve merkezi sinir sisteminin yapısındaki organik farklılık ya da bozukluktan kaynaklandığı düşünülmektedir.

Çoğu aile çocuğunda otizm olduğunu anlayamıyor
Otizm dahilindeki çocuklar fiziksel olarak genelde gayet sağlıklıdırlar. Bazen fazla hareketli olurlar; adlarıyla seslenilince tepki vermeme, bir etkinliğe odaklanamama gibi zorlukları bu hareketlilikle ilişkilendirilebilir ve aileleri yanıltır. Örneğin ‘Çok hareketli olduğu için çağırınca bakmıyor, aklı muzurlukta” derler. Daha sakin bir yapıda olan çocuk ise çok dikkat çekmez ve hatta ‘uslu’ bir çocuk olarak tanımlanabilir. Ayrıca otizm, fiziksel bir özellik taşımaz, örneğin çekik gözler, büyük eller veya kulaklar gibi. Bu nedenle aileler herhangi bir ‘problem’ konduramazlar çocuklarına. Son olarak çocuk gelişen bir varlık olarak görülür ve iletişim veya hareketlilikle ilgili problemler için aileler, sıkça ‘düzelir’ diye düşünürler. Ailelerin bu problemleri fark etmeleri ve çocuklarının farklı olduğunu görmeleri ise genelde başka çocuklarla bir araya gelindiğinde gerçekleşir.

Otizm kişinin dil, sosyal ve iletişim becerilerini bozan gelişimsel bir hastalık. Çocuklarda otizm rahatsızlığının olup olmadığını ne yazık ki ilk 18 aya kadar anlamamanız normal çünkü belirti kendisini bebeklik döneminde çok göstermiyor. İlk belirtilerin fark edilmesi ile beraber aileler için zorlu süreç başlıyor çünkü çocukları, yaşıtlarına göre gerileme gösteriyor ve bu sanılandan daha da hızlı oluyor.
OTİZİM NEDENLERİ
Nedenlerine gelince halen şundadır denebilecek bir neden bulunamadı. En çok üzerinde durulan nedenler,
• Genetik olduğu ve bazı genlerin bozularak çocuğa taşınması,
• Annenin hamileliğinde hastalık geçirmesi özellikle kızamıkçık,
• Özellikle annenin ilk 8 haftalık hamileliği sırasında bebeğin ağır metallere maruz kalması ( bulaşıcı hastalık, egzoz gazı, GDO’lu ürünler, alkol, sigara gibi..)
Bebeğimiz daha doğmadan aslında bizimle iletişime geçer. Hareketleriyle, hıçkırıklarıyla, konuştuğunuzda size tepki vermesiyle kendini bize hissettirir. Otistik bebeğin anne karnında daha az tepkisel olduğu söylenmekte. Kesin bir bulgu değil ama olası. Bebek doğduktan sonra sesleri, ışığı, karşıdan gelen tepkileri anlamaya çalışır. Özellikle ilk 3 aydan sonra bu bakışlar ve tepkiler daha da netleşir.
Eğer;
3 – 6 ay arası bebeğiniz,
– Yüzünüze bakmıyorsa,
– Kapı, telefon sesine tepki veriyor ama ona seslendiğinizde tepki vermiyorsa,
– Sürekli huzursuz ve ağlamaları fazla ise,
– Müziksel ritimlere, ninnide susuyor ama konuşmaya başladığınızda ağlamalar tekrarlıyor ve artıyorsa,
İlk otistik belirtileri vermeye başladığını düşünülmektedir.
ÖZETLEMEK GEREKİRSE;
Otizim Spektrumu Bozukluklar (OSB) temel olarak sosyal etkileşim, dil becerileri, sosyal iletişim ve soyut algıda gelişme gecikmesi ya da tamamen gelişmeme olarak tanımlanabilir. Ek olarak; basmakalıp davranış, ilgi ve aktiviteler sık görülür. Tüm bu özellikler zekadan, zihinsel işlev ve kapasitesinden bağımsızdır, beynin belli bölgelerinin işlevlerinin farkından kaynaklanmaktadır.
ÖZEL ÇERKEZKÖY AYGÜNEŞ ÖZEL EĞİTİM VE REHABİLİTASYON MERKEZİ olarak yaygın gelişimsel bozukluk tanısı olan öğrencilerimizle öncelikle iletişim becerilerini güçlendirme yönünde, özel yöntem ve terapi teknikleri ile çalışmaktayız. Bu çalışmalar yapılırken farkında olunması gereken şeyler vardır. Bireylerin bağımsız yaşam becerilerinin geliştirilmeleri, davranış problemlerinin azaltılarak gereksinimleri olan beceriler kazanabilmeleri, uygun eğitim programları ile yapılandırılmış ve zenginleştirilmiş öğretim ortamlarının erken yaştan itibaren sağlanması ile doğrudan ilişkili olduğunun farkında olmak gerekir. Tam da bu noktada yaygın gelişimsel bozukluklarda eğitim programımız gereği uygulanan öğretim programları ile beraber oluşturduğumuz duyu bütünleme odalarıyla bireylerin gelişimlerini desteklemekteyiz. Ayrıca bireylerin velilerine yönelik öğretim süreci içerisinde bilgilendirici ve yönlendirici çalışmalar da yapılmaktadır. Kurumumuz tarafından düzenli olarak bilgilendirici ve yönlendirici seminerler yapılmaktadır. Bunlardan bir tanesi de bugün itibariyle yapılmaktadır. Velilere yönelik bu ayki seminer konularımız “Otizimde Tanı Sonrası Uyum ve Kabul Süreci, bir diğeri Doğal Dil Öğretimi‘dir.’’

AYGÜNEŞ AİLESİ İLE BİRLİKTE DİL VE KONUŞMA BOZUKLUKLARI SEMİNERİNE KATILDIK

Kendimizi geliştirmeye,öğrenmeye devam ediyoruz

Page 2 of 2

© 2018 Özel Çerkezköy Aygüneş Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi. All rights reserved.

Arama